Featured image of post Neden Sosyal Medya'yı Kullanmıyorum?

Neden Sosyal Medya'yı Kullanmıyorum?

Biliyorum bu başlık biraz klişe kokuyor ama beni dinlersen ana sebeplerimi anlamış olacaksın.

Sosyal medyayı seviyorum ama insanların bilinçsizce davranışları sergilemesi ve o platformların bunları çözmek için bir gram kıpırdamadıklarını düşünüyorum. Bu düşüncelerimi, bu yazıda gördüğüm sosyal medya ve diğer türlü sitelerin dertlerini yazmaya çalışacağım.

Aklıma gelmişken artık Ziyaretçi Defteri sayfası ekledim. O sayfadan bana düşüncelerini yazabilirsin. Tamamen bir hodri meydan olarak seni o sayfaya çağırıyorum. Kurbansal yolla ilerleyeceğim.

İlk Kurbanım: X/Twitter

Müziklerimi paylaşacağım bir alan olarak diyeyim X seçtim. Ula şu isme ne diye onay verirler anlamıyorum? X deyince kafam hâlâ matematikteki X’e gidiyor. Müziğimi paylaştım ve çekildim. Çok az etkileşim olduğu gerçeğine inkâr etmiyorum, yine de insan geri bildirim ister. Yok işte ondan.

X bence en büyük sorunu artık, tam bir siyaset meydanı olması. İnsanlar dertlerinden çok siyasi malzeme çıkarmasıdır. Herkes kendi içeriğini yazsa bile, mesaj olarak cevap verilme oranı da bir o kadar az işte. Orantı metriği örneğiyle söyleyeceksem, 100 kişi içerik yazıyorsa, 1 kişi yorum yapıyordur.

İkinci Kurban: Instagram

İyi de Ayhan, burası tam senlik değil mi? diyeceksin şimdiden. Sanılanın aksine Instagram benlik değil. Diyeyim müziğimi attım, çevrelerimi çektim. İlk gelecek yorum şuna benzeyecek, “çöp gibi olmuş diyecekler” gibi kötü ve argo dolu sözcükler gelecek. Ben belki 3 - 6 günümü harcayacağım. Ve bunu duyacağım. Bunu hiçbir sanatçı bunu kabul etmeyecektir.

Geleyim bundaki dertlere. Instagram’da, Influencer çöplüğünden geçilmiyor. Önüne gelen içeriğini atıyor, parası olan kazanıyorken olmayansa 3 - 5 kişi ancak görüyor. Ve unutmadan da geçmeyeyim. Youtube’da da aynı terane var.

Üçüncü Kurban: Disqus

Bir dakika, bu sosyal medya değil ki. Sanılanın aksine bu da bir sosyal medyadır. Bu alanda yorum yaparsın bir sitede, o güzide yorumu site veya Disqus efendinin keyfi sistemsal sahibi o yorumu çat diye siler ve seni o sistemden şutlayabilir. Bunu göz önüne aldığımda sadece yazmam ile kalacak.

Disqus‘un o yorum silme şeyi dışında, bilinen bir derdi daha var. Veri tüccarlığı yapması, gerçi bunu kim yapmıyor? Onun dışında bir noktası daha var. Bazen masum sitelerin tüm yorumları uçurduğuna dair bir dedikodu dolanıyor. Ben o yüzden eklemedim bu teraneyi, yoksa temam destekliyor.

Teams, Teamspeak ve Stoat Çöpleri, Forum Sistemleri

Bu 4’lü dışındakileri de aynı yere sıkıştıracağım. Şu 3’lü ve diğer şeylerde içerik üretsem veya yorum yapsam, boş duvara anlatacağım. Çünkü insanlar bu alanda değil. En azından benim kitlem burada yok. Benim kitlem, müzik dinleyip eleştirmeleri olmalı. Keyiflerine göre çatamamalı.

Bu 4’lülerin gerçek sorunu şu, ulaşılamamak. Çoğunda ya telefon uygulaması yok yada mobil site tasarımlarının olmaması. Daha da beterleri, kaplumbağa hızda geliştirilmeleri olacak. Şimdiye kodlama dili bilen elemana atsan tüm dertleri çözerlerdi. Forum sistemlerine ayrı parantez açmayacağım, onlarda birer geliştirilmekten aciz oyuncaklardır.

Son Kurban: Facebook

Yılların Facebook’unu atlamışım ya. Onsuz bu şeyi yazarsam, balkonsuz ev olurdu. Bu aslında daha beter. Reklam yapacağın gruplara girdim diyeyim. Reklamı yaptıktan sonra ya banlanacağım yada insanlar boş geçecek. Genel sayfa açsan, reklamsız yapsan kimse iplemeyecek. Bilemedim ya.

Bunda temel olarak tek sorun para değil. Burası artık yaşlı amcaların-teyzelerin bir kahvehanesine dönüşmüş olmasıdır. Gençlerin büyük kısmı burayı terk etti. Burada dini konularda “amin” , normal konularda “vah vah” dedikleri kitlelerden ibaret.

Bitirirken

Bu alanlara zaman harcamayacağım. Ziyaretçi defteri’mi sevmediysen, İletişim sayfam orada, bekliyorum seni. Yine de o sayfaları açtım. Ben açmazsam, başkaları açacaktı ve beni teknik borca iteceklerdi.