Featured image of post Telegram'ı Bırakıyorum

Telegram'ı Bırakıyorum

Bezdim bu saçma sapan egosu yükseklerden, bir grubu yönetmeyi beceremeyenlerden.

Bugün sitenin altındaki Telegram bağlantısı neden Microsoft Teams oldu? Ayrıca ne oldu da açıklamaya böyle karamsarlığı döşedim. Gel, sana elimden geldiğince aklımdan kaldığıyla tamamen dikeyim.

Bu yazıda Discord‘un yerine seçtiğim 3 ay boyunca o uygulamada sabrettiğim ama o sabıra değmediği o uygulamanın dertlerinden bahsedeceğim. İtham yok ama üstü kapalı şekilde gördüklerimi anlatacağım.

Telegram’ı seçme sebebim

Discord‘u VPN’siz kullanamadığım için ve yapacağım işler için genelde o tür insanlar VPN nedir, bilmezler. Bilselerde güvenmedikleri için, bu programı seçmiştim. Program kâğıt üzerinde iyi gibiydi. Gruplar kurup insanları çekebiliyorsun ama oranın kitlesi gerçekten teknoloji konusunda cidden cahiller.

Bu insanların hepsi, telefonu nasıl kullanıyorlar bilmiyorum? Yeni nesil bebeler bile, o telefonda sesi veya bildirimleri kapatmayı biliyor. E sen bilmiyorsan, benim yazma özgürlüğümü elimden alamazsın. Bunu yiyorsa, yap bakayım bir café ortamında nasıl saniyesinde seni kapı dışarı ediyorlar gör.

İnsanların azarlanmasına izin veren grup yönetmenleri

Tamam, şimdi artık gördüklerimi dökme zamanım geldi. Dürüst olacağım. Bir grupta bir kişi diğer kişiye herkese açık alanda. Evet, gruplarda 3+ kişi bile olsa o muhabbette o alanda yazıyorsan, senin tapulu malın değildir. Herkese açıktır. Eğer bir şeyi onunla konuşacaksan, özel mesaj denen bir terane var. Onu kullan. Neyse? O eleman oraya yazınca bende girdim konuya, amacım biraz kafa dağıtmaktı. O eleman bana “sen girme aramıza” dedi. Bunu yazarsa, ben ne anlarım? Şunu “sen kimsin?” mesajı gibi anlarım.

O gruptan çıktım. Admini yazınca, olayı görmemiş veya görmezden gelmiş. Bende ona “ya o, ya ben” dedim. Daha önce o kişiyle sorun yaşamıştım. Daha önce o kişi adminlik taslamıştı. Bunu bir büyük Discord grubunda denesin, olacakları şu: Onu saniyesinde ban çekici kafasına iner. Burada hâlâ aksiyon almak yerine ağırdan almaları sinirimi bozdu. Sonra o gruptan çıktım.

Sesli sohbete girmeyeceksen neden buradasın?

Soruya cevabımı vereyim, sonra deşerim. Sana ne? Ben oraya girdiysem, yazışmak içindir. Ayrıca, neden herkesi zorla sesliye gelin diye darlıyorsun. Bu şuna benziyor. Discord’ta sürekli gereksiz yere @everyone etiketiyle aynı hata. Yahu ben o an müsait değilim veya ortam istemiyor. Ya da keyfim istemiyor. Başka değişle belki konuşmak istemiyorum. Var mı bundan öte?

Ayrıca sana niye sesimi sunayım? Kaydedip-kaydetmediğini nereden bileceğim? Bana bu güveni verdin mi? Yok, o zaman ne diye durduk yere kavga çıkartıyorsun. Ayrıca, ben zaten bir grupta sesliye girdim. Başıma gelenleri biliyorum. Bir grupta bir arkadaşa özelden “yol göster” dedim. Mesele o zamanlar seslendirme sanatçılığını öğrenmeye çalışıyordum. Sırf özelden yazdım diye uyarılmadan paket edildim. Bak Discord’u yerden yere vuruyorum ama onda bir yerden banlandığımda bir bot “x sunucusundan ban yedin, sebebi şudur.” diye yazar. Azıcık şeffaf olun ya.

DM’deki Zaman Saçmalığı

Bu şuna benziyor, ben istediğimi yazayım. Sonra keyfi sileyim. Discord’u gram sevmeyebilirsin ama bunda bu saçma özellik yok. Bir mesajın neden süresi olur? Sırf gizlilik diye. İyi de ben oraya önemli bir şey yazdıysam? Sonra gelip bakamıyorsam, bu program yürüyen bir tutarsızlık örneğidir. WhatsApp bile bu kadar saçma değil yemin ediyorum.

Genelde insanlara özelden yazdığımda x kişi y süresi kadar mesaj saklıyor diyor kısaca. Kibarcasından bana ne? Bu kusura bakmayın ama bu yazılımın ömrü sanıldığından daha kısadır. Discord açıldığında gençler gidecek. Yine onu kullananlar, bir başına kalacak. Bezdum.

Microsoft Teams’a Geçiş

Şimdi eğri oturup doğru konuşayım. Microsoft Teams yazıda Teams diyeceğim. Bu yazılımı seçmemin sebebi isim bilinirliğidir. İnsanlar Microsoft‘u biliyor, en azından güvenebileceği bir alan sunuyorlar. Discord’taki olan güzel özelliklerin hepsi bunun içerisinde de yer aldığını Google Gemini sayesinde keşfettim. Bu programın hakkını yediğimi düşünüyorum. Bir şans verip görmek en iyisi. Bir süre kullanırım, sevdim veya sen sevdin kalırım.

Bu uygulamayı seçmemin diğer sebebi, toksik yani zehirli davranışlar sergileyen insanların olmadığını gördüm. Umarım, gördüğüm şey beni yanıltmazlar. Hep birlikte bekleyip göreceğiz gibi.

Bitirirken

Açıkçası meraklıyım, yeni şeylere bakmaya. İyi de Ayhan Stoat var. Dürüst olayım, onlardan bir cacık olmaz. Şimdilik benden bu kadar.